reklam
Bugun...

Pelin YİRİ
Aşk Çerçevesinde Unutmak mı Kolay Hatırlamak mı Zor?
Tarih: 28-06-2019 15:34:00 Güncelleme: 28-06-2019 15:46:00


Aşk nedir sizce? ‘’Kalbim o kadar hızlı atıyor ki ne yapacağımı bilemiyorum, midemde kelebekler uçuşuyor, onu görünce öyle heyecanlanıyorum ki aklımda tek bir harf bile kalmıyor, sokakta gördüğüm herkesi o sanıyorum, o yanımdayken ve bana bakarken sanki dünyada sadece ikimiz varız, onun yanındayken bile onu çok özlüyorum’’ bu söylemler ne kadar bildik ve tanıdık öyle değil mi?. Dünya üzerinde birçok farklı duygu olmasına rağmen ‘’aşk’’ adını verdiğimiz duygu her zaman daha fazla irdelenmiş, araştırılmış ve sorgulanmıştır. Fakat bu kadar araştırmaya rağmen aşka neden olan tek bir faktör ya da tanım bulunamamıştır. Belki de bu duyguyu böylesine çekici kılan budur tek bir yönünün ya da nedeninin bulunamamasıdır. Âşık olduğumuzda mantık devre dışı kalır, kör oluruz. Karşımızdaki kişi kusursuz bir hal alır, eksiklikleri, negatif yönleri görülmez, tüm olumsuzluklar göz ardı edilir. Âşık olduğumuzda sadece karşımızdaki kişi değil hayat ve biz de değişiriz. Daha mutlu, daha ümitli bir insan oluruz, dünya daha güzel bir yere dönüşür.

 

Âşık olunca kendimizi, karşımızdaki insanı ve çevremizi nasıl görüyoruz ve nasıl değişiyoruz bu gibi söylemleri sıklıkla duyuyoruz. Aşkın bu yönlerinin yanı sıra aşkın nörolojisine ve beyni nasıl etkilediğine gelirsek âşık bir beyin incelendiğinde aşkın bağımlılığı olan bir insanla benzer beyin kısımlarını etkilediği görülmüştür. Yani, amigdala, anterior singulat korteks gibi beynimizin korku ve endişe ile ilgili kısımları kapanarak ödül kısmı aktive olur. Bu sebeple aşk bir nevi bağımlılığa benzer etki yaratır diyebiliriz. Bunun yanında araştırmacıların yaptığı FMRI çalışmalarına bakıldığında âşık bireylerin günün yarısından fazlasını sevdiği kişiyi düşünerek geçirdikleri, başka bir çalışmada ise âşık kişilere MR sırasında âşık oldukları kişilerin resmini gösterdiklerinde beynin bazı kısımlarında aktivasyon görülmüştür (Zeki. S, 2007). Tüm bunlar bize aşkın ne kadar güçlüğünü ve bir duygudan daha fazlası olduğunu gösteriyor.

 

Âşık olunca beynimizde ve duygularımızda ne gibi etkileri olduğunu biliyoruz. Bunlara aşinayız peki ya aşk biterse ne oluyor? Fizyolojik ve duygusal olarak bizi bu denli etkileyen bu kadar güçlü bir duygunun haliyle bitişi de o derece yoğun oluyor. Bir bakıyorsunuz her gün görmek için can attığınız, ellerinizi terleten, onu gördüğünüzde beyninizin tabula rasaya dönmesine sebep olan kişi ile ayrılık kararı aldığınızda kalbiniz âşık olduğunuzda nasıl heyecanlı atıyorsa ayrıldığınızda da aynı derece bi kırgınlık ve acı oluyor. Karşılıklı yaşanan bu ilişkilerin yanı sıra bir de hiç başlamadan biten sadece tek taraflı olarak, uzaktan uzağa sevdiğiniz aşklar onun da acısı daha bi farklı oluyor. Tek taraflı aşk yaşayan kişi karşısındaki insanla konuşmayı, onunla vakit geçirmeyi o kadar seviyor ki sırf onu kaybetmemek adına bu aşkı içinde tutabiliyor. Bu da bir süre sonra patlak verebiliyor. Çünkü aynı duygu yoğunluğunu yaşamadığınız için onun söylediği ya da yaptığı ufak bir harekette ya da sözde aşırı tepki verebiliyor ve kaybetmekten korktuğunuz o kişi ile iletişimi koparabiliyor ve bazen siz ne kadar çabalasanız da artık o kişiyle olan iletişim kopabiliyor. Böylece ortaya başlamadan biten, yarım kalmış aşklar ortaya çıkıyor. Her saklanan duygu gibi saklanan aşk da akıllara gelebiliyor, en ufak bir müzik ya da bir söz o kişiyi hatırlatabiliyor. Araştırmacılar buna Zeigarnik etkisi diyor. Yani yarım kalan şeyler bitmediği için, tamamlanmadığı için eksiklik duygusu yaratabiliyor. Bu nedenle sürekli onu hatırlıyor ve unutmakta zorlanıyoruz.

 

Uzm. Psk. Pelin Yiri



Bu yazı 135 defa okunmuştur.

YORUMLAR



YAZARIN DİĞER YAZILARI